Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, 14 Ekim 2026'da kanala kayyum atanmasının ardından yaptığı açıklamada hakkındaki suçlamaları reddetti. Sivas'ın Gürün ilçesinde doğan ve uzun yıllar tekstil sektöründe faaliyet gösteren iş insanı, operasyonun siyasi gerekçelerle gerçekleştirildiğini savundu. Mahiroğlu, Halk TV'yi geri almak için mücadele edeceklerini belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, 11 kişinin gözaltına alındığı açıklandı. Aynı gün Halk TV'nin İstanbul'daki merkez binasında arama yapıldı, yayın durduruldu ve Mahiroğlu ile bağlantılı olduğu belirtilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı.
Cafer Mahiroğlu kimdir, nereli?
Cafer Mahiroğlu, 1966 yılında Sivas'ın Gürün ilçesine bağlı Akpınar köyünde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Sivas'ta tamamladıktan sonra lise eğitimi için İstanbul'a gitti. 1984 yılında İngiltere'ye taşınarak tekstil sektöründe çalışmaya başladı.
İş hayatında 1991 yılında Armondi adlı tekstil şirketini devralan Mahiroğlu, 2007 yılında İngiltere merkezli Select markasını satın aldı. 2017'de Türkiye'nin e-ticaret girişimlerinden Markafoni'ye yatırım yaptı. 2020 yılında ise Halk TV'yi satın alarak medya sektörüne adım attı.
1966 doğumlu olan Mahiroğlu'nun doğum günü ve ayı kesin olarak doğrulanamadığından, Ekim 2026 itibarıyla 59 veya 60 yaşında olduğu söylenebilir.
Cafer Mahiroğlu Halk TV'ye kayyum kararına ne dedi?
Mahiroğlu, 14 Ekim 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yayımladığı videolu açıklamada soruşturmadaki suçlamaları kabul etmediğini belirtti. Operasyonun siyasi amaç taşıdığını öne süren iş insanı, Halk TV'nin yönetimini yeniden kazanmak için hukuki ve kamuoyu önündeki mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.
Açıklamasında yedi aile üyesinin gözaltına alındığını da ileri süren Mahiroğlu, kanal çalışanlarının binaya alınmadığını ve yayınların kontrolünü kaybettiklerini söyledi. Kamuoyuna seslenerek Halk TV'ye destek verilmesini istedi.
Mahiroğlu'nun ailesine ilişkin aktardığı gözaltı bilgileri, bağımsız resmî kayıtlarla doğrulanmış değil. Operasyonun siyasi gerekçelerle yapıldığı yönündeki değerlendirme de kendisine ait bir iddia niteliği taşıyor.
Halk TV soruşturmasında hangi suçlamalar var?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 14 Ekim tarihli açıklamasında soruşturmanın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları kapsamında yürütüldüğü bildirildi.
Başsavcılık, Mahiroğlu'nun İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı bazı ticari işlemler ve BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri AŞ'nin kuruluş sürecinde rol oynadığını ileri sürdü. Belediyeyle bağlantılı ihaleler üzerinden menfaat sağlandığı iddialarının incelendiği belirtildi.
Savcılığın açıklamasında, ihale bağlantılı işlemler kapsamında 14 milyon 464 bin liralık kayıt dışı rüşvet ödemesine ilişkin bulgular bulunduğu öne sürüldü. Bu tutar soruşturmadaki iddiaların bir parçası olup kesinleşmiş bir yargı kararıyla doğrulanmış değil.
30 milyar liralık işlem hacmi ne anlama geliyor?
Başsavcılık, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerine dayanarak Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici olduğu şirketlerde toplam 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruşluk işlem hacmi tespit edildiğini bildirdi.
Açıklamada yer alan bu rakam, inceleme kapsamındaki finansal işlemlerin toplamını ifade ediyor. Söz konusu tutarın tamamının suç geliri olduğu yönünde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor.
Mahiroğlu ise kendisine yöneltilen iddiaları reddediyor. Savcılığın soruşturma kapsamında açıkladığı tespitlerle iş insanının savunması, devam eden adli sürecin farklı taraflarını oluşturuyor.
Halk TV'de kayyum süreci nasıl başladı?
14 Ekim Çarşamba sabahı Halk TV'nin İstanbul'daki merkez binasına giren polis ekipleri arama gerçekleştirdi. Soruşturma kapsamında Mahiroğlu ile bağlantılı olduğu belirtilen şirketlere sulh ceza hâkimliği kararıyla el konulduğu ve TMSF'nin kayyum olarak görevlendirildiği bildirildi.
Kararla birlikte televizyonun yayını durduruldu. Mahiroğlu, aynı gün yaptığı açıklamada kanal üzerindeki yönetim kontrolünün kaybedildiğini belirterek karara karşı mücadele edeceklerini duyurdu.
Soruşturmanın sonraki aşamalarına ve kayyum yönetiminin kapsamına ilişkin bütün ayrıntılar henüz resmî belgeler üzerinden netleştirilmiş değil. Mahiroğlu ve diğer şüpheliler hakkındaki suçlamalar adli soruşturma aşamasında bulunuyor; gözaltı ve kayyum kararları, suçluluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor.